Antalya Döşemealtı’nda otobüs kazası: Sağ kurtulanlar sis, hız ve yol tehlikesini anlattı
Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde meydana gelen otobüs kazasında çok sayıda kişi yaşamını yitirirken, kazadan kurtulanlar ve olayı görenler yaşananları anlattı.
Dün akşam Tekirdağ’dan Antalya’ya doğru yola çıkan, 34 yolcu ve mürettebatın bulunduğu İzzet Karaağaç yönetimindeki yolcu otobüsü, çok katlı kavşağa yaklaştığı sırada yoğun sis ve kayganlaşan yol koşullarında sürücünün kontrolü kaybetmesiyle önce yol kenarındaki beton bariyerlere çarptı. Otobüs daha sonra yan yatarak yaklaşık 90 metre sürüklendi, bariyerleri aşıp yaklaşık 15 metrelik şarampole devrildi.
Ekipler bölgede seferber oldu
Devrilmenin ardından otobüsün içinde ve altında yolcuların mahsur kaldığı bildirildi. Çevredeki sürücülerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarı üzerine olay yerine AFAD, jandarma, polis, itfaiye ekipleri ve çok sayıda ambulans sevk edildi. Ekipler, araç içinde ve altında kalan kişileri kurtarmak için çalışma yürüttü.

Can kaybı 10’a yükseldi
Kaza sonrası ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan sürücü İzzet Karaağaç ile yolculardan Sudem Çakmak’ın da hastanede hayatını kaybetmesiyle, kazada yaşamını yitirenlerin sayısı 10 oldu.

Hayatını kaybedenlerin kimlikleri açıklandı
Kazada Onur Yılmaz (21), Pervin Önel (22), Aslı Çevik (47), Zeynep Koçak (49), Bilgenur Koçak (15), Seymen Çınar Sarı (12), İzzet Karaağaç (53), Resmiye Göktepe (62), Erdil Demirsoy (35) ve Sudem Çakmak (19) hayatını kaybetti.

Yaralıların tedavileri sürüyor
Yaralanan 25 kişiden İrem Deniz, Tülay Gündüz, Yağız Oğuz, Fatnma Gül, Kübra Çelebi ve kimliği henüz tespit edilemeyen 2 yaralının Antalya Şehir Hastanesi’nde; Farouk Seni Gaou, Tayfun Fettahoğlu, Büşra Çetin, Razack Tokou, Hasan Çukurlu, Sudem Çakmak, Mehmet Talha Lafçı ve Rodrigue Boni’nin Döşemealtı Devlet Hastanesi’nde; Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui’nin Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde; Nisanur Çetin, Burcu Demirsoy ve kimliği belirlenemeyen 3 yaralının Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde; Ceren Yüksel, Cemile Laçin ve Murat Kayık’ın ise Kepez Devlet Hastanesi’nde tedavilerinin devam ettiği bildirildi.

Yolcudan “hız” vurgusu
Kazadan hafif yaralı kurtulan ve Isparta’dan otobüse bindiğini söyleyen Ahmet Kodaz, yolda sisin etkili olduğunu belirterek süratin yüksek olduğunu ifade etti.
“Isparta’dan Antalya’ya geliyorduk. Yolda zaten çok fazla sis vardı. Şoför çok hızlı geliyordu. Viraja gelince virajı alamadı, önce yan yatıp süründük, sonra bariyer saplandı. Yolcularla birlikte aşağıya uçtuk. Otobüsün çoğunluğu doluydu.”

Olayı gören sürücü: “Çığlıklar vardı”
Kazayı görüp durduğunu söyleyen Yunus Yıldız ise, yaralıları yola doğru çıkarmaya çalıştıklarını, ortamın çok ağır olduğunu dile getirdi.
“Ben olaydan 5 dakika önce aracımla geldim. Kazayı gördükten sonra durdum. Elimizden geleni yapmaya çalıştık. Ortamda baya çığlıklar vardı. Yaşayanları yola doğru çıkardık. Ufak kız çocuğu vardı onu çıkardık. Elimizden geleni yaptık. İlk geldiğimde beyin şoku gibi bir şey yaşadım. Çığlıklar vardı. ‘Ailemi ara, benim kolum koptu, bacağım koptu’ gibi kelimeler söylüyorlardı.
Elimizden geleni yaptık. İnsanların yarısı yoldaydı, yarısı otobüsün altında, yarısı otobüsün yan tarafındaydı. Elimizden geldiğince yaralı olanları arkadaşımla beraber çekmeye çalıştık. Benden önce bir arkadaşım geldi ondan sonra ben geldim. O duygu gerçekten tarif edilemez, ailelerine başsağlığı diliyorum.”

Bölge sakini: “Bu yol ölüm makinesi”
Kazanın yaşandığı bölgede yaşayan Fatma İnce de yolun sık sık kazalarla gündeme geldiğini belirterek yetkililerden çözüm istedi.
“Ben bu yoldan günde 8-9 defa geçiyorum. Bu yol çok tehlikeli, bu yol ölüm makinesi. Devamlı bu yolda kaza oluyor insanlar ölüyor.
Kaç defa kaza oldu, haddi hesabı yok burada. Ölüm makinesi gibi bu yola bir çözüm bulsunlar. Ne anneler babalar yanıyor şu anda, ne aileler ocaklar söndü.”