BES’te Şaşırtan Altın Gerçeği: CDS Düştü, TL’ye Güven Arttı Ama Katılımcı Altını Bırakmadı!

person H**** G****
calendar_today 02.02.2026 17:26
visibility 5 Görüntülenme
BES’te Şaşırtan Altın Gerçeği: CDS Düştü, TL’ye Güven Arttı Ama Katılımcı Altını Bırakmadı!
CDS 700’lerden 210 baz puanın altına inerken TL varlıklara güven yükseldi; buna rağmen BES katılımcısında altın ve döviz fonlarından hızlı çıkış yok. “Kayıptan kaçınma” etkisi, VGA altın katılım fonlarında 263 milyar TL’lik liderlik ve hisse fonlarına yalnızca kademeli geçişin detaylarını şimdi keşfedin.

Türkiye Hayat Emeklilik Ekonomik Araştırmalar Müdürü Lokman Yücedağ, Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk priminde (CDS) 700’lü seviyelerden başlayan düşüşün hızlanarak 210 baz puanın altına inmesinin, Türk varlıklarının yeniden fiyatlanması açısından kritik bir eşik olduğuna dikkat çekti.

Yücedağ’a göre TL varlıklara güvenin artması, enflasyon dinamiklerindeki zayıflama ve faizlerdeki gerileme; özellikle hisse senetleri gibi daha riskli varlıklar lehine uygun bir zemin oluşturuyor. Ancak bunun, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) katılımcılarının portföy tercihlerini “anında ve birebir” değiştirdiğini söylemek için henüz erken.

“Katılımcılar bir ülkeye sermaye ayırırken elbette risk primini izliyor; fakat nihai karar yalnızca CDS’e değil, iç ve dış belirsizliklere, geçmiş deneyimlere ve psikolojiye de dayanıyor. Verilerimiz, BES katılımcısının geleneksel ‘güvenli liman’ algısının güçlü kaldığını ve bunun arkasında özellikle ‘kayıptan kaçınma’ davranışının belirleyici olduğunu gösteriyor. Sistem uzun vadeli birikim mantığıyla çalıştığı için katılımcı, portföyünde sigorta işlevi gördüğünü düşündüğü altın ve döviz bazlı fonları hızla azaltmaya istekli görünmüyor.”

Altın Cazibesini Kaybetmedi

Yücedağ, yurt içinde dezenflasyon süreci konuşulsa da geçmiş yıllardan kalan yüksek enflasyon hafızasının yatırımcıların risk algısını etkilemeye devam ettiğini vurguladı. Bu nedenle altın ve döviz cinsi emeklilik fonlarından, hisse senedi emeklilik fonlarına doğru “büyük ve agresif” bir kaymanın görülmemesinin şaşırtıcı olmadığını ifade etti.

Hisse piyasalarının teorik olarak CDS düşüşünden en olumlu etkilenebilecek alanlardan biri olduğunu dile getiren Yücedağ, küresel koşulların altını hâlâ güçlü bir alternatif olarak öne çıkardığını belirtti. Fed’in faiz patikasına yönelik belirsizlikler, Orta Doğu ve Avrupa’daki jeopolitik gerilimler ve küresel risk iştahını oynatan siyasi söylemlerin, katılımcının “koruma kalkanı” gördüğü varlıklardan vazgeçmesini yavaşlattığını söyledi.

Bu tabloyu “agresif dönüşüm” yerine daha çok kademeli bir çeşitlendirme olarak okumak gerektiğini belirten Yücedağ, hisse senedi fonlarına ilgi artsa bile altın/döviz fonlarının ağırlığını anlamlı biçimde kırdığına dair henüz yeterli sinyal olmadığını kaydetti.

Fiyat İniş-Çıkışı Alımları Durdurmuyor

Türk yatırımcısının birikim kültüründe altının özel bir yere sahip olduğunu hatırlatan Yücedağ, VGA kodlu altın katılım fonlarının 263 milyar lira büyüklükle sektörde liderliğini sürdürdüğünü aktardı.

“Fiyatlar düşerken de yükselirken de altın fonlarına girişlerin devam etmesi, katılımcı gözünde altının yalnızca bir getiri aracı değil, aynı zamanda bir güven aracı olarak konumlandığını doğruluyor. CDS’teki iyileşme ve makro görünüm TL varlıklar için güçlü bir çerçeve sunsa da BES katılımcısının güvenli liman refleksi henüz kırılmış değil. Hisse senedi emeklilik fonlarına bir yönelim varsa bile bu, belirsizliklerin gölgesinde ilerleyen kademeli bir adaptasyon olarak okunmalı.”

Borsadaki Rekorlar Radarları Hisseye Çevirdi

Yücedağ, Borsa İstanbul’da son dönemde görülen rekorların BES katılımcısının dikkatini hisse tarafına çektiğini belirtti. Fon değişikliği talimatlarında ise özellikle “dalgalanma anlarında portföyü koruma” refleksleriyle dönemsel bir hareketlenme yaşandığını söyledi.

BES fon büyüklüğünün 2 trilyon lira eşiğini aşmasını ve fonlara erişimin genişlemesini “sistemin derinliği açısından dönüm noktası” olarak değerlendiren Yücedağ, bu gelişmelerin BES’in uzun vadeli tasarrufları kurumsal yatırım disiplinine dönüştürme kapasitesini güçlendirdiğini ifade etti.

“Tasarrufların artışı hem hanehalkı bilincinin güçlenmesi hem de uzun vadeli kaynak birikiminin ekonomiye kazandırılması açısından önemli bir kazanım. Özellikle dalgalı dönemlerde dahi sistemin büyümeyi sürdürmesi, BES’in dayanıklılığını net biçimde ortaya koyuyor.”

Aktif Yönetilen Fonlara İlgi Yükselişte

Yücedağ, fon sepeti emeklilik fonları ve değişken fonlar gibi aktif yönetilen araçlara ilginin arttığını belirterek, piyasaların karmaşıklaştığı dönemlerde doğru varlık dağılımının en az ürün seçimi kadar kritik hale geldiğine dikkat çekti.

Önümüzdeki döneme ilişkin beklentisini paylaşan Yücedağ, faiz indirim döngüsünün sürmesi ve makroekonomik dengelenmenin güçlenmesi halinde; tek ürüne bağlı pasif tercihler yerine, portföy içeriğini aktif biçimde değiştirebilen fon sepeti ve değişken fonların daha fazla öne çıkabileceğini söyledi. Ayrıca BES’te büyüyen tasarruf tabanının ve Bireysel Emeklilik Fon Alım Satım Platformunun (BEFAS) sağladığı erişim kolaylığının, katılımcının zaman içinde daha bilinçli çeşitlendirmeye yönelmesini destekleyeceğini belirtti.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

İlginizi Çekebilir