Epstein Belgelerinde Şok İddialar: FBI Notu Gündemde! Trump, İsrail Nüfuz Ağı ve Barak Detayıyla Tartışma Büyüyor
ABD Adalet Bakanlığı’nın Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yeni belgeleri kamuoyuna açması, uluslararası alanda geniş yankı uyandırdı. Açıklanan materyallerde çok sayıda iş insanı, siyasetçi ve tanınmış isme dair kayıtların yer aldığı, ayrıca bazı iddiaların 2020 tarihli bir FBI bilgi notunda da geçtiği belirtildi.
Belgelere göre, söz konusu 2020 tarihli notun; ABD seçim sürecine yerel veya yabancı odakların etki edip etmediğini inceleyen bir soruşturma kapsamında hazırlandığı ifade ediliyor. Notta yer alan bilgilerin, FBI adına çalışan ve kimliği gizli tutulan bir kaynağa (Confidential Human Source - CHS) dayandırıldığı aktarıldı.
FBI Notunda Öne Sürülen “Nüfuz” İddiaları
Haberde aktarılan bilgilere göre, notta kökenleri Rusya’ya dayanan ve üye sayısının 90 bini aştığı öne sürülen Chabad adlı yapılanmanın, Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde etkisini artırmak için yoğun çaba gösterdiğine dair iddialar bulunuyor. Bu bölümdeki ifadeler, doğrudan belgelere dayandırılan bir değerlendirme olarak kamuoyuna yansıdı.
Notta ayrıca, Chabad-Lubavitch üyesi olduğu belirtilen Rusya’nın eski baş hahamı Berel Lazar’dan söz edildiği ve Lazar’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yakın ilişkilere sahip olduğuna dikkat çekildiği aktarılıyor. Aynı notta, Trump’ın damadı Jared Kushner’ın Chabad-Lubavitch destekçisi olduğu ileri sürülürken, Kushner’ın Trump’ın yakın çevresinde etkili isimlerden biri olarak değerlendirildiği iddia ediliyor.
“Trump’ın ilk başkanlık döneminin İsrail nüfuz ağları tarafından ele geçirildiği, Kushner’in yönetimde merkezî bir güç odağı olduğu” şeklindeki değerlendirmelerin, belgelerde yer aldığı öne sürüldü.
Epstein–Ehud Barak Bağlantısına Dair İddialar
Gizli kaynağa dayandırıldığı belirtilen notta, Epstein’in İsrail istihbaratıyla yakın temasta olduğu öne sürülen bazı isimlerle bağlantıları olduğu iddia ediliyor. Bu çerçevede, İsrail’in eski Başbakanı Ehud Barak ile Epstein arasında yaklaşık 10 yıllık bir ilişki bulunduğu ve Epstein’in Barak’ın yanında “casus olarak eğitildiği” yönünde iddialar yer aldığı aktarıldı.
Habere göre, notta Barak’ın 2013-2017 yılları arasında Epstein’in New York’taki evini 30’dan fazla kez ziyaret ettiği bilgisi de bulunduğu ifade ediliyor.
Avrupa Kraliyetlerine Uzanan Kayıtlar
Yayınlanan yeni belgelerde, iş dünyası ve siyasetten isimlerin yanı sıra bazı Avrupa kraliyet ailelerine mensup kişilerin adlarının da geçtiği belirtildi. Haberde, Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit’in adının belgelerde en az bin kez yer aldığı ve Epstein ile yıllar boyunca özellikle 2011-2014 döneminde e-posta üzerinden iletişim kurduğunun görüldüğü aktarıldı.
“Yanlış bir karar verdim ve Epstein ile herhangi bir temas kurmuş olmaktan dolayı derin pişmanlık duyuyorum. Bu son derece utanç verici.”
Belgelerde ayrıca, İngiltere Prensi Andrew ile Epstein arasındaki ilişkiye dair daha önce bilinmeyen bazı ayrıntıların bulunduğu; e-posta yazışmalarının, bağlantıların Andrew’un unvanlarını bırakmasının ardından da sürdüğüne işaret ettiği öne sürüldü. Dosyalarda, Andrew’a ilişkin bazı fotoğraf kayıtlarının da yer aldığı iddia edildi.
Epstein davasına ilişkin daha önce yapılan açıklamalarda, Epstein’in New York’taki hücresinde kendini asarak intihar ettiği bildirilmişti. Ölümünün ardından kamuoyunda farklı ihtimaller tartışılırken, dosyalara yeni eklenen belgelerin tartışmayı yeniden alevlendirdiği değerlendiriliyor.
Bu haber, çeşitli kaynaklardan derlenen bilgilerle oluşturulmuştur.